17 Temmuz 2025 Perşembe günümün önemli bölümünü Kalamış Galatasaray Tesisleri’nde geçirdim. Anlatayım biraz dertleşelim!

Geçen cumartesi günü öğle saatlerinde telefonum çaldı. Coşkun Sabah abi arıyor. Küçüklük kahramanımız, halen de hayranız. Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan aramış. 25 Mayıs’ta Yenikapı’daki etkinliklerde sahneye çıkacaklar listesinden çıkartılan ustaya bir nevi telafi/özür/onore etme ne derseniz deyin bir teklifte bulunmuş. “Kalamış’ta hafta içi şampiyonluk kutlaması yapacağız, sahneye çıkar mısınız?”
Abi de 25 Mayıs sürecinde yaşanan kırgınlıkları bir kenara bırakıp, kabul etmiş. Konuyu benimle paylaştı, iyi yaptığını söyledim. Kulüp üyesi olduğun camiaya küsülmez. Kızgınlık, dönemsel kırgınlık yaşanır ama küsmek olmaz. Neyse Coşkun abi benim de gelmemi istedi. Ben de bu kadar yıllık deneyimime dayanarak “Basına kapalı olur orası, ancak gelirsem sizinle gelirim, hem de bir konser öncesi sanatçı/müzisyen ekibi nasıl hazırlanıyor,görme şansım olur” dedim.
Özetle abinin kullandığı arabayla dün 16.15 sularında Kalamış Burnu’na giriş yaparken etraftaki polis aracı ve memur çoğunluğu dikkatimizi çekti. Tahminimiz “Sosyo politik ortamımız kurşuni, belki Emniyet buralada x bir eylem/gösteri istihbaratı aldı” şeklindeydi. 10-15 minibüs, 500 civarı polis memuru. Çevik Kuvvet var, Spor Şube var, elbetteki sivil arkadaşlar var.
İçeri girdik, sound-check falan derken dışarıdaki hareketliliğin nedenini öğrendik. Kalamış’a girerken aklıma geldi de konduramadım; “o kadar olmaz yahu” dedim kendi kendime! Evet tahmin ettiğiniz gibi…
G.SARAY KUTLAMASINA F.BAHÇE TARAFINDAN BİR SÖZLÜ/FİİLİ SALDIRI SÖZKONUSU OLURSA DİYE POLİS ÖNLEM ALMIŞ! TERSİ DURUMDA DA BU BÖYLE OLURMUŞ!
Siz benim salaklığıma, saflığıma; Coşkun abinin sanatçı ruhuna verin bunu KONDURAMAMAMIZI… Evet konduramadık. Tam da polislerin oradan geçerken Coşkun abi yolun sağında bulunan Faruk Ilgaz Tesisleri’nde 80’lerde her ay 1 kez sahneye çıktığından söz ediyordu. İçeri girdik kıymeti büyüğümüz BÜNYAT BALABAN, iki tesis arasında bir geçmişte DOSTLUK KAPISI bulunduğundan, zaman zaman bu kapıdan karşılıklı geçişler yapıldığından söz etti. “Şimdi kapalı mı o kapı?” diye sormadım bile!
23.00 sularında çıktık yürüyerek tesisten. Taaa Fenerbahçe Camii’nin yakınlarına dek aynı polis kardeşler nöbet tutmaya devam ediyordu. Neymiş bir kulüp şampiyonluk kutlaması yapacak, ötekinin de üyeleri onlara saldırma ihtimali var (tersi için de aynı) diye devletin polisi nöbet tutacak. Binlerce derdi olan polise mi acırsın, bizi bu hale düşüren zamanın ruhuna mı?
Futbol denen güzel oyunun nasıl bu hallere düşürüldüğüne mi?

Reklam Ajansları