Söz uçar yazı kalır. Dijitalleşen hayatımızda yazının kıymeti en kabadayı önce 140 sonra 280 karakterdi. 280 sonrasında insanların sıkıldığını biliyorum. Sıkılmayın, yazıdan. Unutmayın ilk insan da tablete yazıyordu, siz de modern tablete! O nedenle YAZI hala değerli bulanlar indinde kıymetli. Siz de lütfen onlardan olun. www.golvarmi.com‘a hoş geldiniz.
İlk konumuz yarınki (29 Mart) derbi. Üçe ayıralım.
1-) Hakem Meselesi: Beşiktaş, yabancı hakem isteminde çok tutarlı davrandı. Sonuna kadar haklıdır. Bu haklılığını güçlü bir sesle savundu. Maçın sonunda her şeyi YASİN KOL üzerinde okumakta sonuna kadar haklı olacaklardır. Galatasaray ise hep gri davrandı. Kurumsal anlamda Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe ile eşleştiği gün itibariyle “HEM LİGDEKİ BEŞİKTAŞ, HEM KUPADAKİ F.BAHÇE MAÇINA YABANCI HAKEM İSTİYORUZ. ÜSTELİK FENERBAHÇE MAÇINDA ALİ SAMİ YEN’DEKİNİN AYNI ŞARTLARDA GÜVENLİK TALEP EDİYORUZ. HAKEM DE VINCIC SEVİYESİ OLMAK ZORUNDA!” demedi, diyemedi! Maç sonu Galatasaray’ın hakemden şikayet etme hakkı yoktur; olamaz.
2-) Beşiktaş Cephesi: 9 ve 10 kişi kaldığı Gaziantep ile Konya maçlarını kaybeden Beşiktaş için gerek Yasin Kol gündemi, gerekse iç saha avantajı maç için olumlu koşullar. Hatta kötü dönemlerindeki BİLBAO ve FENERBAHÇE galibiyetleri de elde güçlü done. Derbilerin de favorisi önceden belli olmaz malum. Ancak Beşiktaş’ın şu anki durumu biraz farklı. Beşiktaş iyi oynamıyor. Kötü oynasa da ‘yahu bu maçı da şu oyuncusu kurtarır, işi çözer’ diyebileceğimiz bir kahramanı yok Beşiktaş’ın. Bu anlamda benim nezdimde umut çok yok. Galatasaray’ın bireysel yeteneklerine önlem alabilecek bir takım savunması kurgusunu da göremiyorum. Derseniz ki “geçen yıl olduğu gibi 2.dakika bir Musrati golüyle iş, iç sahada lehe döner maçı kazanır”. Futbol bu olmaz olmaz demiyoruz çünkü OLMAZ, OLMAZ!
3-) Galatasaray Cephesi: Maçın kanımca favorisi Sarı-Kırmızılılar. Alanya/Antalya seti öncesi yaşanan türbülans iki maçtaki galibiyetlerle sona erdi. Takım bolca dinlendi de! Ayrıca haftaya da BAY… Alacakları ödenmiş, yeni tesisine kavuşmuş oyuncu grubu içindeki bütünlük ve bu mevsimlerde sarı-kırmızı renklere gelen can, işlerin iyiye gittiğini gösteriyor. Kemerburgaz’dan iyi haber alan kaynakların bildirdiğine göre Davinson da oynuyor. Hatta büyük bir sürpriz; Jakobs bile kadroda. Gerek şampiyonluk yolunda dönülecek son önemli virajlardan biri olması, gerek rakibin oyunundan daha güçlü bir oyuna sahip olmak; deplasmanda bile olsa Galatasaray’ı favori kılıyor. Okan Hoca’nın fıtratında olmayan “beraberliğe oynama” dürtüsünü de elbette yok sayıyorum. Osimen gibi bir bitirici ile Galatasaray’ın golle buluşması mümkün olacaktır.
Yine de futbolun doğasını unutmuyor, iki takıma da başarılar diliyorum. Hakemin konuşulmayacağı bir maç olmasını temenni etmiyorum. Çünkü biliyorum ki sonuç ne olursa olsun maçın kahramanı YASİN KOL olacaktır.

Reklam Ajansları