Çok net bir Beşiktaş oyunu var mıydı galibiyette sorusuyla başlamalı… O.G.S Hoca, İmmobile konusundaki keskin kararlılığının karşılığını aldı. 4-6-0 oyunu ile (ki çalıştırdığı çok belli) takımına adeta önde 6 kanat takmış. Abartmıyorum belki OX aralara koşu atmadı ancak kalan 5 oyuncu merkezden ve kenardan öyle derinlemesine koşular yaptı ki, anlıyorsunuz bu takım çalışmış. Beşiktaş kenar yönetiminin emeğine saygı duyuyorum. Planları ve metodlarını sahaya yansıttılar. Galibiyeti hak ettiler. Yine de güçlü bir ezici oyundan söz etmek mümkün değil.
G.Saray ise Beşiktaş ne kadar çalışmışsa o kadar uzaktı oyundan, sahadan. On kişi kalmadan evvel birkaç ceza sahası çevresi paslaşması dışında oyuna giremedi sarı-kırmızılılar. Takımın en değerli parçası Osimhen’e bir türlü istedikleri topu atamamaları zaten kötü oyunun göstergesiydi. Çırpınan Barış Alper dışında takım tel-tel döküldü desek kimseye haksızlık olmaz. O ana kadar sahanın en kötülerinden olan Torerira’nın golüyle yeşeren umutlar, bir duran toptaki adam paylaşımı hatası nedeniyle berhava oldu. Sonrasında Okan Hoca’nın değişiklikleri de büyük formsuzluğunu ortaya koydu.
Genel Yayın Yönetmenimiz Emrah Kayalıoğlu’ndan ödünç alarak sahayı bitirelim… Der ki Kayalıoğlu: “Galatasaray futbol aklının özeti: Devre arası transferi sol bekin 4’lü defans için olması (ki Eren beklenti ötesi oynuyor), sağ bekin ise üçlü defansın sağ kanat beki olması (Frankowski geldiğinden beri katkı veremiyor). 3’lü oynansa Eren çöp olacak. Dörtlüde de Frankowski olmuyor!”
Hakeme gelince… VAR ile birlikte tartışmalı kararlara imza attılar. Beşiktaş kazandı ve mutlu. Galatasaray kaybetti mutsuz! Beşiktaş hakemle kazandı demek ayıp olur. Galatasaray hakemin iki kararını tartışıyor. Tartışamaz! Çünkü maçı hakem üzerinden okuma hakkını maç öncesi kaybetmişti Galatasaray.
Yazıyı tamamladığım sırada ekranda hakem eleştirisi yapan sevgili İbrahim Hatipoğlu’nu gördüm… Gülümsedim. Beşiktaş’ı tebrik ederim.

Reklam Ajansları